Tecavüz, bir kimsenin sahibi bulunduğu hak alanına izinsiz girilmesi, hakkın izinsiz kullanılması anlamına gelmektedir. Öğretideki tanıma göre tecavüz patent konusu buluştan koruma ülkesi ve süresi içinde yetkisiz olarak ekonomik bakımdan faydalanılması olarak açıklanmaktadır.[1]

Patente tecavüzün varlığından bahsedebilmek için iki koşulun varlığı gerekir. Bunlar, kanunda tecavüz olarak nitelendirilen fiillerden en az birinin varlığı ve bu faaliyetin konusu ürünün ya da yöntemin patentin koruması kapsamında yer alması gerekir.

Patent hakkının kapsamı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 85. maddesinin birinci fıkrasında şöyle belirtilmiştir: Patent sahibi buluşun yeri, teknoloji alanı ve ürünlerin ithal veya yerli üretim olup olmadığı konusunda herhangi bir ayrım yapmaksızın patent hakkından yararlanır.

Doğrudan Tecavüz

Tecavüz, doğrudan ve dolaylı tecavüz olarak sınıflandırılmaktadır. Doğrudan patent tecavüzü genel olarak kanunlarda öngörülen temel patent tecavüzüdür. Kabaca anlatımla, üçüncü kişilerin yetkisiz olarak patentli buluşu yapması, kullanması, satması, sözleşme için öneride bulunması, ithal etmesi vb. gibi fiilleri işleyen kişinin başkasının etkisi olmaksızın kendinin doğrudan doğruya tecavüzünü ifade eder. Öte yandan, dolaylı tecavüz söz konusu olduğunda bir kişinin şahsen gerçekleştiremediği tecavüz oluşturan fiili bir başkasının yapması yönünde teşvik ettiği veya yardım ettiği durumlar söz konusudur.[2] Bir diğer ifadeyle, patenti doğrudan kullanmak veya belirtilen diğer filleri bizzat yapmamakla beraber patent tecavüzüne kasıtlı olarak katkıda bulunan kişi patente dolaylı tecavüz etmiş olur.

Dolaylı Tecavüz

SMK’da dolaylı tecavüzü direkt olarak düzenleyen bir hüküm olmasa da 86. madde patent sahibinin buluşun dolaylı kullanımının önlenmesi hakkına sahiptir. Bu durum genellikle bir tarafın diğerine bir parça veya bileşen tedarik ettiği ve bu parçanın da diğer bileşenlerle birleştiğinde patent konusunun meydana geldiği hallere ilişkindir. SMK m 86 hükmü patent sahibine, ürünün kendisini değil ama ürünü mümkün kılan kilit aracı/parçayı yetkisiz kişilere vermeyi de engelleme hakkı tanır.

Patent hakkına tecavüz oluşturan fiiller, SMK’nın 141. maddesi ilk fıkrasında sınırlı sayma yöntemiyle belirlenmiştir. Buna göre

“a) Patent veya faydalı model sahibinin izni olmaksızın buluş konusu ürünü kısmen veya tamamen üretme sonucu taklit etmek.

b) Kısmen veya tamamen taklit suretiyle meydana getirildiğini bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla üretilen buluş konusu ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak.

c) Patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu usulü kullanmak veya bu usulün izinsiz olarak kullanıldığını bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde buluş konusu usulle doğrudan doğruya elde edilen ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünlerle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak.

ç) Patent veya faydalı model hakkını gasp etmek.

d) Patent veya faydalı model sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans veya zorunlu lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.”

fiilleri patente tecavüz oluşturur.

Patente tecavüzün gerçekleşmesi için yukarıda sayılı bulunan yasaklı bir fiilin gerçekleşmesi gerekir. Yasaklanan bir fiil gerçekleşmemişse tecavüzün varlığından söz edilemeyecektir. Tecavüz konusunda aleyhine iddiada bulunulan kişi tüzel kişi veya gerçek kişi olabilir.

Eğer tüzel kişiye karşı tecavüz davası açılacaksa tüzel kişiler fiil ehliyetlerini organları aracılığıyla kullandıkları için aleyhine dava açılacak tüzel kişinin organı tarafından tecavüz sayılan fiillerden en az birinin yapılması veya çalışanı tarafından işlenmesi şarttır. Tüzel kişinin organı veya çalışanı tarafından tecavüz konusu fiillerden en az birinin gerçekleştirilmesi halinde, tüzel kişiye karşı dava açabilmek için organın veya çalışanın fiillerinin tüzel kişiye atfedilebilir olması gerekir. İşbu hususun olup olmadığı Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar kanunun sair hükümleri göz önüne alınarak belirlenir.

SMK m 141’in birinci maddesinin a bendinde yer alan buluş konusu ürünü izinsiz kısmen veya tamamen üretmek hukuka aykırı iken b bendinde ifade edilen izinsiz üretilen buluş konusu ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak fiilleri yalnızca fiili işleyen kişinin buluş konusu ürünlerin tecavüz yoluyla üretildiğini yani izinsiz taklit etmek suretiyle üretildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği durumda tecavüz sayılmaktadır.

Patent Sahibinin SMK m 85(2) Kapsamında Fiilleri Önleme Hakkı

Yukarıda tecavüz teşkil eden fiilleri ele aldık. Tecavüz teşkil eden fiillere benzer ama daha geniş kapsama sahip olan m 85 (2)’de ise patent sahibine izinsiz olarak yapılması halinde birtakım fiillerin önlenmesini talep hakkı tanınmıştır. Buna göre:

“(2) Patent sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:

a) Patent konusu ürünün üretilmesi, satılması, kullanılması veya ithal edilmesi veya bu amaçlar için kişisel ihtiyaçtan başka herhangi bir nedenle elde bulundurulması.

b) Patent konusu olan bir usulün kullanılması.

c) Kullanılmasının yasak olduğu bilinen veya bilinmesi gereken usul patentinin kullanılmasının başkalarına teklif edilmesi.

ç) Patent konusu usul ile doğrudan doğruya elde edilen ürünlerin satılması, kullanılması, ithal edilmesi veya bu amaçlar için kişisel ihtiyaçtan başka herhangi bir nedenle elde bulundurulması.”

Söz konusu fiillerden bazıları tecavüz sayılan fiillerle birebir olduğunda örneğin patent konusu ürünün üretilmesi veyapatent konusu olan bir usulün kullanılması durumunda patent sahibi fiilin hem önlenmesini hem de tecavüzün durdurulması ve kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat taleplerini faile yöneltebilecektir. Ancak tecavüz yoluyla üretilen buluş konusu ürünleri satan bir kişi söz konusu olduğunda, eğer satan kişi buluş konusu ürünün kısmen veya tamamen taklit suretiyle meydana getirildiğini bilmiyorsa ve bilmesi de gerekmiyorsa bu durumda fiil SMK m 141 kapsamında tecavüz teşkil etmeyecek ve yalnızca SMK m 85(2) uyarınca patent sahibi tarafından fiilin önlenmesi talep edilebilecektir.

Buluş konusu ürünü satan kişinin buluş konusu ürünün tecavüz yoluyla üretildiğini bildiği ya da bilmesi gerektiği hallerdeeğer satan kişi tacirse 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m 18(2) gereği basiretli davranma yükümlülüğüne tabi olacaktır. Basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü, tacirlerin ticari faaliyetlerinde sıradan bir insandan beklenen standartlar yerine, çok daha dikkatli, öngörülü ve tedbirli davranma zorunluluğunu ifade eden ağırlaştırılmış bir özen yükümlülüğüdür. Bu kapsamda, bilmesi gerektiği kriteri somut olayın şartlarına göre basiretli davranma yükümlülüğü mahkemece değerlendirilecektir.

Buluş Konusu: Patentin Hak Sahibine Sağladığı Korumanın Kapsamı

SMK’nın 141. maddesinin a, b, ve c bendinde sayılan tecavüz fiillerin işlenmesi buluş konusuna atıf yapılarak buluş konusu ürünü üretmek veya buluş konusu usulü kullanmak ya da buluş konusu ürünlerin/usulün tecavüz yoluyla üretildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde bu ürünleri satmak, dağıtmak, ithal etmek, ticari olarak elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak olarak belirlenmiştir. Benzer şekilde, SMK’nın 85(2) maddesinde buluş konusuna atıf yaparak birtakım fiillerin patent sahibi tarafından önlenmesinin talep edilebileceği düzenlenmiştir.

İstemler, Tarifname ve Resimler

Patent hukukunda tecavüzün tespit edilmesi konusunda hukuki açıdan önemli olan nokta buluşun istemler kısmıdır. İstemler hukuken korumanın kapsamını belirler. SMK’nın 89. maddesi korumanın kapsamı başlığıyla patent korumasının kapsamını belirlemektedir. İlgili maddenin birinci fıkrası uyarınca: “Patent başvurusu veya patentin sağladığı korumanın kapsamı istemlerle belirlenir. Bununla birlikte istemlerin yorumlanmasında tarifname ve resimler kullanılır.”

İstemler bir veya birkaç bağımsız istemden ve isteğe bağlı bağımsız isteme bağlı istemlerden oluşur. İki Tecavüzün olup olmadığı hususunda hak sahibinin buluşu ile tecavüz ettiği iddia edilen ürün karşılaştırılması yapılırken patent hakkının istemler kısmı ile tecavüz edildiği iddia edilen ürünün özellikleri karşılaştırılır.

Aynen Tecavüz ve Eşdeğer Unsur Kullanılmak Suretiyle Tecavüz

Patent hakkına tecavüz davasında aynen tecavüzün olup olmadığı veya eşdeğer unsur kullanılmak suretiyle tecavüzün olup olmadığı ayrı ayrı değerlendirilir. Her bir istem özelinde de ayrı ayrı inceleme yapılacaktır. Bir istemin kısmen ihlal edilmesi mümkün değildir ve ihlalin tespiti de bu husus dikkate alınarak yapılır.

Aynen tecavüz iddiasının tespitinde, buluş konusu ürünün bağımsız istemleri değerlendirilerek söz konusu bağımsız istemin bütün unsurları tek tek değerlendirilerek tecavüz edildiği iddia edilen üründe olup olmadığı belirlenir. Bağımsız istemin tüm unsurlarının birebir ihlal edildiği tespit edilemezse aynen tecavüzün olmadığı kabul edilir.

Tecavüz ettiği iddia edilen ürünün, buluş sahibinin ürününün isteminde yer alan unsurlar ile aynı işlevi görüyor, bu işlevi aynı şekilde gerçekleştiriyor ve aynı sonucu ortaya çıkartıyorsa bu üç şartın birlikte gerçekleşmesiyle ikisinin eşdeğer nitelikte olduğu kabul edilecektir.

SMK m 89(5) Patent başvurusunun veya patentin sağladığı koruma kapsamının belirlenmesinde, tecavüzün varlığının ileri sürüldüğü tarihte istemlerde belirtilmiş unsurlara eşdeğer nitelikte olan unsurlar da dikkate alınır. Bir unsur, esas itibarıyla istemlerde talep edilen unsur ile aynı işlevi görüyor, bu işlevi aynı şekilde gerçekleştiriyor ve aynı sonucu ortaya çıkarıyorsa, genel olarak istemlerde talep edilen unsurun eşdeğeri olarak kabul edilir.

Devamında istemlerin nasıl yorumlanacağına dair ikinci ve üçüncü fıkralarda yorum kuralları bulunmaktadır. İstemler, kullanılan kelimelerin verdiği anlamla sınırlı olarak yorumlanamaz. Ancak istemler koruma kapsamının tespitinde, buluşu yapan tarafından düşünülen fakat istemlerde talep edilmeyen, buna karşılık ilgili teknik alanda uzman bir kişi tarafından tarifname ve resimlerin yorumlanması ile ortaya çıkacak özellikleri kapsayacak şekilde genişletilemez. Aynı zamanda istemler, başvuru veya patent sahibine hakkı olan korumayı sağlayacak ve üçüncü kişilere de korumanın kapsamı açısından makul bir düzeyde kesinlik ifade edecek şekilde yorumlanır.

Tecavüz Davasında İleri Sürülebilecek Talepler

Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:

a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.

b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.

c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.

ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.

d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.

e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.

f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.

g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.

Patent Hakkının Korunma Süresi

Patent koruması SMK’nın 101. maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvuru tarihinden itibaren başlar ve yirmi yıl sürer. Marka korumasının aksine patent hukukunda süreler uzatılamaz.

[1] Saraç, T. (2003) Patentten Doğan Hakka Tecavüz ve Hakkın Korunması. Ankara: Seçkin Yayıncılık, s. 151.

[2] Şehirali, s. 111.